ENERJİ VERİMLİLİĞİNİN ÇOKLU FAYDALARI
Enerji verimliliği, birim enerji ile daha fazla üretim ve hizmet sağlamak veya aynı üretimi daha az enerji ile sağlamak şeklinde özetlenebilir.
Enerji verimsizliği ise üretimden nihai kullanıma kadar tüm tedarik zinciri boyunca meydana gelir. Alınacak önlemlerle kayıpları önlemek mümkündür.
5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunundan sonra yürürlüğe giren yönetmelikler ve politika belgelerinde yer alan eylem planları ile Türkiye’nin enerji verimliliği mevzuatı güçlü bir yapıya dönüşmüştür. Bina ve hizmetler, sanayi ve teknoloji, enerji, ulaştırma, tarım sektörleri ve yatay konular ile ilgili eylemler doğrultusunda yürütülecek faaliyetler ile Türkiye’nin birincil enerji tüketiminin azaltılması hedeflenmektedir. Kamunun da enerji verimliliği konusunu sahiplenmesi enerji verimliliği hedeflerine ulaşmada kalıcı sonuçlar almayı kolaylaştırmaktadır.
Enerji verimliliği, tüm ekonomilerde ekonomik ve sosyal kalkınma için kilit bir kaynak olarak yer almaya devam ederken, farklı alanlardaki etkilerini belirleyerek ve ölçerek çoklu fayda yaklaşımıyla değerlendirmek gerekmektedir.
Enerji verimliliği ve çoklu faydaları, ülkeleri iklim değişikliği ile mücadele hedeflerine ulaşma çabalarını destekleyen temiz enerji dönüşümü için anahtardır. Enerji yoğunluğu gibi yaygın olarak kullanılan performans göstergeleri, enerji verimliliğinin rolünü derinlemesine değerlendirmek için yeterince spesifik olmayabilir. Bunun nedeni her ülke için ekonomik yapı, sanayi ve teknoloji farklılıkları, döviz kuru, enerji hizmetlerinin karşılanabilirliği, büyüklüğü, iklim ve davranış biçimleri gibi birçok faktörden etkilenmesidir. Çoklu fayda terimi enerji verimliliği çalışmalarında genellikle göz ardı edilen bir gerçektir. Enerji verimliliği uygulamaları işletmelere ve paydaşlarına birçok farklı fayda sağlamaktadır. Yapılması gereken enerji verimliliği çoklu faydalarının izlenebilir ve ölçülebilir hale getirilebilmesidir.
Enerji tasarrufu
Enerji tasarrufu, enerji verimliliğinin çoklu faydalarının merkezinde yer alır ve ekonomik, sosyal ve çevresel faydayla bağlantılıdır. Ulusal Enerji Eylem Planı kapsamındaki eylemler çerçevesinde 2019 yılında kümülatif olarak toplamda 960 milyon ABD Doları parasal karşılığı olan 2.744 ktep enerji tasarrufu sağlanmıştır. Enerji verimliliği uygulamaları, bir hizmeti sağlamak için gereken enerji kullanım miktarını azaltmaktadır.
Enerji verimliliği, birincil enerji ihtiyacını azaltır
Enerjinin herhangi bir değişim ya da dönüşüme uğramamış şekli birincil (primer) enerji olarak isimlendirilmektedir. Birincil enerji kaynakları, petrol, kömür, doğal gaz, nükleer, hidrolik, biyokütle, dalga-gelgit, güneş ve rüzgardır. Türkiye’de fosil kaynakların yetersiz oluşu, yenilenebilir enerji kaynaklarından da istenen düzeyde yararlanamaması nedeniyle, enerji alanında dışarıya bağımlıdır. Türkiye tüketmiş olduğu enerjinin yaklaşık %75’ini ithal etmektedir.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının UEVEP 2017-2020 yılı gelişimi raporuna göre enerji verimliliğine toplamda 4783 milyon ABD Doları yatırım yapıldığı ve bunun sonucunda 1117 milyon ABD Doları parasal karşılığı olan 3190 kTEP birincil enerji tasarrufu sağlanmıştır.
Enerji güvenliği
Ekonomik kalkınmanın ve sosyal gelişmenin temel girdisi olan enerjinin güvenli, sürdürülebilir ve rekabetçi maliyetlerle temini ile enerjinin cari açık üzerindeki etkisinin en aza indirilmesi, ulusal güvenlik konularından birisidir. Enerji Güvenliği; enerjiye, istenilen zamanda ve miktarda, uygun fiyatla, kesintisiz bir şekilde ulaşılmasıdır.
Enerji Güvenliği enerji ihtiyacının daha iyi şartlarda sağlaması bakımından güncel ve stratejik bir konudur. Enerjinin üretim, iletim, dağıtım ve tüketim aşamalarında ve ulaşımda tüketiminin ekonomik, sosyal ve çevresel maliyetlerinin en düşük düzeye indirilmesinde kilit unsurlardan birisi enerji verimliliğidir. Kesintiye uğramayan tek enerji kaynağının kullanılmayan enerji olduğu unutulmamalıdır. Verimlilik yoluyla enerji ithalatını azaltmak özellikle tedarik ve depolama altyapısı ihtiyacını da azaltarak ekonomik fayda sağlamaktadır.
Enerji erişimi ve arz güvenliği
Enerji verimliliği, özellikle artan enerji talebinin olduğu gelişmekte olan ekonomilerde hayati önem taşımaktadır. Nüfusu az olan veya mevcut enerji şebekesine uzak bölgeler için enerji maliyeti aşırı derecede yüksek olabilir. Şebekeden bağımsız sistemlerle (örneğin güneş enerjisi sistemleri gibi yenilenebilir enerji kaynakları ile) talebi azaltarak, enerji güvenliği artar ve maliyetler azalır. Enerji üretiminde yenilenebilir enerjinin payını artırmak, konvansiyonel fosil yakıtların kullanımını azaltmak, iletim ve dağıtım şebekesindeki talebi ve kayıpları azaltmak, tüketim tarafında ise enerjiyi verimli kullanarak talebi azaltmak hedeflenmektedir. Tüm bunların içerisinde enerji verimliliği, düşük maliyetli bir kaynak olarak ilk seçenek olmaktadır.
Sağlık Harcamaları
Hava kirliliği, insan sağlığına yönelik dünyanın en büyük çevresel risklerinden biridir ve her dokuz ölümden biri kötü iç veya dış hava kalitesine bağlıdır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), dünya nüfusunun %92’sinin hava kirliliğinin kabul edilebilir sınırlarını aşan yerlerde yaşadığını ve küresel hava kirliliğinin yılda yaklaşık 3 milyon erken ölüme neden olduğunu tahmin etmektedir. WHO tarafından olumsuz ortam koşullarının anksiyete, stres ve depresyon gibi ruhsal etkilerle, solunum ve kalp damar rahatsızlıkları ile romatizma, artrit ve alerji semptomlarının artması gibi fiziksel etkilere yol açtığı açıklanmıştır. Düşük hava kalitesi ve olumsuz ortam şartları büyük ekonomik etkiler de yaratmakta olup, tıbbi giderlerin artmasına, çalışanların üretkenliğinin azalmasına ve çevresel tahribata yol açmaktadır.
Emisyon Azaltımı
Enerji verimliliği hem fosil yakıtların yanmasından kaynaklanan doğrudan emisyonlar hem de elektrik üretiminden kaynaklanan dolaylı emisyonlar olmak üzere sera gazı emisyonlarını önemli ölçüde azaltır. IPCC’nin yayınladığı 1,5 oC Küresel Isınma Özel Raporuna göre 1,5oC sınırı, sürdürülebilir kalkınma ve yoksulluğu önleme için kritik öneme sahiptir ve küresel ısınmayı 1,5oC ile sınırlandırmak, ekolojik sistemler ve yaşam alanları üzerindeki birçok kalıcı etkinin önlemesi anlamına gelmektedir. İskoçya’nın Glasgow kentinde düzenlenen ve COP26 olarak bilinen 2021 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansında da 1,5 oC hedefi yerine getirmeye yönelik iklim değişikliği ile mücadele/sera gazı azaltımı, adaptasyon, finans ve iş birliği olmak üzere dört temel amaç üzerinde görüşülmüştür. Türkiye COP26’nın öncesinde Paris Anlaşması’nı kabul ederek, net sıfır olma yolunda hedefini 2053 olarak açıklamış, geliştirilecek temiz teknolojiler ve sürdürülebilir çözümlerin düşük maliyetli ve ulaşılabilir olması kapsamında Liderler Zirvesi Bildirgesini (COP26 World Leaders Summit – Statement on the Breakthrough Agenda) imzalamıştır.
Kaynak yönetimi ve verimlilik
Tüketim artışının enerji talebi üzerindeki etkisini azaltmanın bir yolu, hizmetlerin değer zincirinde ve kullanım aşamasında kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlamaktır. Bunun için de üretim sürecindeki verim kayıplarını azaltmak; yeniden işleme yöntemlerini enerji verimli hale dönüştürmek, alternatif metotlar bulmak; daha uzun ömürlü ürünler tasarlamak, üretmek ve ürünlerin daha yoğun veya daha yüksek kapasitede kullanılması sağlamak gibi önlemler sıralanabilir. Enerji verimliliği ile hammadde, enerji ve su gibi doğal kaynaklar daha verimli kullanabilir, daha az girdi ile daha çok değer yaratılabilir.
Enerji Verimliliği, Binaların Değerlerini Artırır
5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanununa ve bu kanuna bağlı olarak yayınlanan Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği gereğince Enerji Kimlik Belgesi mevcut ve yeni binalarda zorunlu hale getirilmiştir. Enerji Kimlik Belgesi binaların ısıtma, soğutma, havalandırma, sıhhi sıcak su ve aydınlatma için yıllık ne kadar enerji harcandığını göstermesinin yanı sıra, binalarda karbon salınım sınıfını ve varsa yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını da göstermektedir. Yeni yapılacak veya yapılmakta olan binaların enerji kimlik belgesi sınıfı en düşük C sınıfında olacak şekilde tasarlanmalı ve inşaa edilmelidir. C sınıfından daha düşük seviyede çıkan yeni yapılacak veya yapılmakta olan binalar kanunen iskan ruhsatı alamamaktadır. Daha yüksek bir enerji verimliliği sınıfı, daha az enerji tüketimi demektir.
Ekonomik faydalar
Enerji verimliliği önlemleri, hem artan gelir hem de azalan giderler yoluyla kamu bütçelerine mali faydalar sağlayabilir. Uygun maliyetli enerji verimliliği iyileştirmeleri, ekonomik faaliyeti artıran ve genellikle istihdamın artmasına yol açan olumlu makroekonomik etkilere sahiptir. Enerji verimliliği, mobilite, aydınlatma, ısıtma ve soğutma gibi hizmetlerin sunulması için gereken enerji miktarını azaltır.
Enerji verimliliği projelerinin fayda maliyet analizinde dolaylı fayda ve maliyetlerin (ürün kalitesi iyileştirmeleri, üretim kapasitesi artışı, bakım onarım arıza azalması, istihdam vb.) dikkate alınması gerekmektedir. Literatüre göre 1 birimlik enerji verimliliği ile en az 1 birimlik de enerji dışı fayda elde edilmekte, bu miktarın 3 kata kadar çıktığı görülmektedir.
Enerji verimliliğiyle ilgili değerlendirmelerde çoklu faydaların hesaba katılması, son yıllarda gelişmiş ülkelerde yaygınlaşan bir yaklaşımdır. Türkiye’de bu faydaların değerlendirmeye alınması enerji verimliliği dönüşümünü hızlandıracaktır.
ARZU GÜRKAN
Makine Mühendisi
ENVE ENERJİ Genel Müdür Yardımcısı