11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul’da imzaya açılan ve ilk olarak da Türkiye tarafından imzalanan İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen “Kadına yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi” ne yazık ki 20 Mart 2021 tarihinde Resmî Gazetede yayımlanan 3718 sayılı cumhurbaşkanı kararı sonucunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından sözleşmenin feshedilmesine karar verildi.
İstanbul Sözleşmesi yürürlüğe girdiği andan itibaren aktif olarak faaliyet gösteren tüm kadın hareketi üyeleri tarafından etkin bir şekilde uygulanması konusunda çalışmalar yapılmış, İstanbul Sözleşmesini imzalayan Türkiye Cumhuriyeti de taahhüt ettiği şekilde kanunlarında gerekli düzenlemeleri yapmış, 6284 sayılı Kanun da bu sözleşme imzalandıktan sonra yürürlüğe girmiştir.
Ne yazık ki 2018 yılından beri toplumun bir kesimi tarafından sözleşmenin içeriği bilinmeden yapılan olumsuz tepkiler sebebiyle önce eşcinselliği teşvik ettiği iddiası (!) ile kafalar karıştırılmış, akabinde de aileleri parçaladığı söylemi ile sözleşme itibarsızlaştırılmaya çalışılmıştır.
İstanbul Sözleşmesini etkisiz hale getirmeyi kafalarına koymuş olan bir grup, basın ve sosyal medya üzerinden saldırılarına devam ederken muhalefet partileri, barolar, STK’lar ve konunun uzmanları tarafından sözleşmenin neleri kapsadığı, amacının ne olduğu, uygulama alanları gibi konularda halkı aydınlatmaya çalışmışlardır. Ancak anayasaya aykırı olacak bir şekilde sözleşmeden çekilme kararı verilmiştir. Danıştay’da açılan davalarda kadınlar tek yürek olup, Ankara’da davaları takip ettiler. Salonlara sığmayan bir kadın dayanışması yaşadı güzel ülkemiz. Ne yazık ki bir gecede çekilme kararının Anayasaya aykırı olduğu tüm davacılar tarafından açıkça ve madde madde ispatlanmasına rağmen davalar reddedildi.
İstanbul Sözleşmesinin imzalanmasından sonra kadın cinayetlerinin önüne geçilmek için her türlü önlemi almakla yükümlü olan ülkemiz, 6284 sayılı kanunun da temeli olan sözleşmeyi yok sayarak şiddet tehditi altındaki kadınları ortada bırakmıştır.
20 Mart 2021 tarihinden bugüne kadar kadına yönelik şiddet vakaları azalmadığı gibi günden güne de artmaktadır. Kadınlar olarak haklı mücadelemizden bir gün bile vazgeçmiyor, İstanbul Sözleşmesi’ni geri istiyoruz.
“İstanbul Sözleşmesi Yaşatır” söylemi ile yola çıktık,
“İstanbul Sözleşmesinden Vazgeçmiyoruz” diye yolumuza devam ediyoruz.